Betonart – 34. Sayı Kolektif

 betonart 34 sayi kolektif

Betonart – 34. Sayı isimli kitabın yazarı Kolektif olarak belirtilmiştir. BETONARTın 34.sayısı hafiflik temasını işliyor. Tasarımı değişen BETONARTın tema ve konuk editörlü ikinci sayısının küratörü Pelin Derviş oldu.

Pelin Derviş son dönemlerde çok önemli proje ve etkinliklerde imzası bulunan bir “mimarlık küratörü” . Bize bu sayıda “beton” ve “hafiflik” temasını yorumluyor, genel algımızda “ağır” olan bu malzemenin tasarım ve mimarlıktan sıra dışı ve dikkat çekici zıtlıklar üreten örneklerini ele alıyor.

Dünyada pek çok örneği olan temalı dergilerde bile zor rastlanacak zenginlikte bir içerikle BETONART bu sayısında da mimarlara, tasarımcılara, sanatçılara ve bunları hayat tarzı haline getirmiş herkese hitap edecek.

Son dönemlerin ilgi çekici işlerine imza atan Ahmet Alataşın İ-Pera 25 binası ilk kez Betonart 34. Sayıda yayınlanıyor. Bulunduğu çevreye hafifçe konmuş bir yapı olan bu projeyi Saitali Köknar yorumluyor.

Bachmann & Bachmann Architects, Macaristanda Cella Septichora arkeolojik alanının Ziyaretçi Merkezinin giriş kapısı tasarımında yarı geçirgen bir beton malzeme olan Litraconu kullandı. Levent Şentürk, bu ilginç malzemeden tasarlanan sofistike giriş kapısını, Conradin Clavuotun İsviçrede tasarladığı altyapı binası olan Trafonun beton kapıları ile de karşılaştırarak eşikleri ve bu hareketli yapı öğelerini hafiflik temasından yola çıkarak anlatıyor.

New Yorklu mimarlar Reiser + Umemoto, Dubainin yeni siluetini oluşturan gökdelenler arasında ilginç kabuğuyla farklılaşan bir ofis yapısı tasarladılar. 0-14 Towerın boşluklu beton dış kabuğu ile yapı benzerlerinden farklılaşırken bu yolla üretilen baca etkisiyle doğal havalandırma sağlanarak sıcak iklimlere uygun bir çok katlı yapı fikri ortaya atılmış oluyor.

Avustralyada Sydney Belediyesinin “Sürdürülebilir Sydney” projesi kapsamında tasarlanan kamu yapıları, çağdaş işlevsel gereklilikleri çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik teması ile birleştiriyor. Bu anlamlı proje ve bu çerçevede üretilen işler üzerine 34. Sayının konuk editörü de olan Pelin Derviş, ilginç bir söyleşi yapıyor.

Korumacılık kavramına ilginç bir yaklaşım getiren “Ethics of Dust” adlı çalışmasıyla Venedik Bienalinde ilgi çeken Jorge Otero-Pailos, aynı zamanda bir mimar ve Columbia Üniversitesinde profesör. Tarihi yapıların korunmasında etik kavramını sorgulayan bu işini Ali Paşaoğlunun kaleminden okuyoruz.

Yüzyıl başı endüstri yapılarını fotoğraflayan Becherlerin ünlü “Su Kuleleri”ni Murat Germen, çağdaş sanatçı Taysir Batnijinin “Gözcü Kuleleri” adlı çalışmasıyla birlikte ele alıyor, bizi mimaride tipolojiden yola çıkarak su ve savaşlara kadar ulaşan bir yolculuğa çıkıyor.

Aslıhan Demirtaş, bu yazın dikkat çekici sergilerinden biri olan Aşı/Graft sergisinde Türkiye Cumhuriyetinin modernleşme projesinin bir parçası olan modern hidrolik altyapı tesislerine, baraj göllerini ele alıyordu. BETONART için bu sergide yaptığı araştırmadan yola çıkarak su ile aşılanarak “hafifletilen” kentlerin de öykülerini anlatıyor.

Betonartın en dikkat çeken bölümlerinden olan “teknoloji” bölümü bu sayıda yine farklı araştırma ve projeleri ele alıyor. Superpool, Tailor Crete ile birlikte bir süredir üzerinde çalışarak geliştirdikleri “beton şekillendirme robotunu” okuyucularla paylaşıyor.

Betonart – 34. Sayı Kolektif

pdf kitap , kitap indir , kitap inceleme

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s